/ Manevi yaşam / Müsrif (Savurgan) Oğlun Babasıyla diyaloğu

Müsrif (Savurgan) Oğlun Babasıyla diyaloğu

 

 

— Baba… konuşabilir miyim?

— Konuşmadan önce seni bekliyordum.

 

— Gitmeme neden izin verdin?

— Çünkü yanımda bir köle değil, özgür bir evlat istedim.

 

— Kaybolacağımı biliyor muydun?

— Acı çekeceğini biliyordum. Ve seninle birlikte acı çektim.

 

— Neden beni durdurmadın?

— Çünkü durduran sevgi, hapishaneye dönüşür.

 

— Uzak ülkede kimse yoktu. Sen neredeydin?

— Dönüş yolunda… sen daha o yola çıkmadan önce.

 

— Neden bu kadar aç kaldım?

— Çünkü ruh, evden uzakta doymaz.

 

— Domuzları kıskanacak hâle geldim. Beni böyle gördün mü?

— Gördüm. Ve senden yüz çevirmedim.

 

— Geri dönmeye karar verdiğimde korkuyordum.

— Biliyordum. Bu yüzden koştum.

 

— Neden koştun?

— Bütün yolu tek başına yürümek zorunda olduğunu sanmayasın diye.

 

— Benden bir açıklama beklemiyor muydun?

— Zaten biliyordum.

 

— Tövbe istemiyor muydun?

— Onu sözlerinde değil, adımlarında gördüm.

 

— Baba, ben buna layık değilim.

— Sen layık olarak dönmedin. Evlat olarak döndün.

 

— Konuşmam bitmeden neden bana elbiseyi giydirdin?

— Çünkü kimlik, düzeltmeden önce gelir.

 

— Ya yüzük?

— Ait olduğunu hatırlaman için; borçlu olduğunu değil.

 

— Ya sandaletler?

— Bir köle gibi değil, bir oğul gibi yeniden yürüyebilmen için.

 

— Benim için neden bu kadar sevinç?

— Çünkü ölüydün ve dirildin. Bunun ölçüsü yok.

 

— Baba… kardeşimin öfkesini duydum.

— Biliyorum. O da acı çekiyor.

 

— Neden ona içeri girmesini söylemedin?

— Kimseyi sevince zorlamam. Sadece davet ederim.

 

— O hep yanındaydı. Neden dışarıda?

— Çünkü bana hizmet etmeyi öğrendi ama bana güvenmeyi unuttu.

 

— O da mı kayıp?

— Kardeşinin dönüşüne sevinmeyen, yalnızdır.

 

— Baba, onun sevinmemesi canımı yakıyor.

— Bu yüzden onun yanına da çıktım. Ne adalet ne merhamet kaybolsun diye.

 

— Peki ya ben? Benden şimdi ne istiyorsun?

— Kalmanı.

 

— Nasıl kalayım?

— Tekrar gitme korkusuyla değil; döndüğün için duyduğun sevinçle.

 

— Ya tekrar düşersem?

— Yine kalkarsın. Ev yerini değiştirmez.

 

— Ya unutursam?

— Seni aynı yolda beklerim.

 

— Baba… beni olduğum hâlimle mi seviyorsun, olacağım hâlimle mi?

— Seni evlat olarak seviyorum. Olacağın her şey bu sevginin içinden doğacak.

 

— Sevincin içine girebilir miyim?

— Sevinç, kucağıma girdiğin anda başladı.

 

Ve susuyorum.

 

Sorular bittiği için değil,

yürek cevabı bulduğu için.

Şartların olmadığı yerde.

Sevgi’de.

 

Tanrı sevgidir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Müsrif (Savurgan) Oğlun Babasıyla diyaloğu