/ Pazar Vaazlarι / Cine tutsak bir çocuğun iyileştirilmesi

Cine tutsak bir çocuğun iyileştirilmesi

  1. SUÇ BİZDE

Rab, görkemli Başkalaşım sırasında parıldayan ilahi ışığını saçtıktan sonra Tabor Dağı’nın zirvesinden aşağı, dünyaya iner. Orada karanlığı bütün dehşetiyle karşılar. Çok acı çeken bir babanın kendisine yalvardığını görür: “Öğretmen, oğlumu sana getirdim. Kötü bir ruhun etkisi altında; konuşma yetisini elinden aldı, ondan yalnızca çığlıklar duyuyorum. Onu yere çarpmasını, köpürmesini, dişlerini gıcırdatmasını ve kasılmasını artık görmekten dayanamıyorum. Yere düşüp hareketsiz, baygın, yarı ölü gibi kalıyor. Bazen onu ateşe, bazen suya atarak öldürmeye çalışıyor. Öğrencilerine yalvardım ama çıkaramadılar.”

Rab büyük üzüntüsünü dile getirir: “Ey imansız nesil! Bu kadar mucize gördünüz; daha ne kadar sizinle olacağım? Ne zamana kadar size katlanacağım?” Sanki bunu yalnız kalabalığa değil, daha çok çocuğun babasına söylüyor: Senin imansızlığın yüzünden çocuğun iyileşmiyor. Ve acıdan ezilmiş baba, “Eğer yapabilirsen, bize yardım et” dediğinde, Rab onu yine düzeltir ve şöyle der: “Eğer inanabilirsen, iman eden için her şey mümkündür.” Böylece, mucizeye engel olanın babanın sarsılmış imanı olduğunu bir kez daha gösterir.

Biz de bugün, şeytanın ailelerde, ilişkilerde, davranışlarda, toplumun her yerinde egemen olduğunu gördükçe yoruluyor, üzülüyor ve sarsılıyoruz. Rabbin bizi terk ettiğini, çağımızı ve dünyamızı reddettiğini düşünüyoruz. Ama Rab gelir, bizi düzeltir ve uyarır: O bizden uzak değildir, sorunlarımızı ve denemelerimizi görmezden gelmez, onlara kayıtsız değildir. Aksine bize şunu söyler: Suç bizde. İmansızlığımızla O’nu hayatımızdan uzaklaştırıyoruz; O’nun sevgi dolu müdahalesine engel oluyoruz. O ise uykusuz bir sevgiyle bizimle ilgilenir ve bize yardım etmek ister. Biz şüpheler içinde hemen O’na koşmak yerine başka çözümler aradığımızda bile çıkmazlara girip hayal kırıklığına uğradıktan sonra, ruhumuzun kandili titrerken sonunda O’na sığınırız.

2.KALICI TUTKULAR

Bu kötü ruh, genç adamı çocukluğundan beri ele geçirmiş ve onu mahvetmişti. Onu asla bırakmak istemiyordu; inatla onun içinde kalmak istiyordu. Rab’bi görünce öfkeye kapıldı, yakında kovulacağını anlayınca ise kudurdu. Bu yüzden Rab onu zorla kovarken bağırdı ve gence en şiddetli sarsıntıyı vererek onu yere, sanki ölü gibi düşürdü. Onu terk etmek istemediği için adeta ondan intikam aldı. Hem bu hayatta hem de sonsuz azapta onun içinde kalmak istiyordu.

Bu sahne bize şeytanın insan ruhuna ne kadar hâkim olmak istediğini gösterir. İçimize tutkular eker, onları büyütür ve kalıcı hâle getirmeye çalışır. Çünkü bilir ki tutkular kök salıp alışkanlıkla ikinci bir doğa hâline gelirse, artık kalıcı ve zor iyileşen hastalıklara dönüşür. O zaman bu kötü tutkuları kalbimizden söküp atmak için derin bir mücadele vermemiz gerekir; acı çekmemiz, sarsılmamız, ağlamamız ve güçlü bir şekilde savaşmamız gerekir. Ama bu bizi umutsuzluğa düşürmemelidir. Çünkü şeytan, bir insanı yıllarca ele geçirmiş olsa bile, Rabbin kudreti karşısında duramaz. Bu bizim en büyük tesellimizdir. Bu gerçek, karanlığın güçlerine karşı mücadele eden herkese cesaret verir. Çünkü Mesih, “güçleri ve egemenlikleri etkisiz kılıp onları açıkça teşhir etmiş ve çarmıhta onlara karşı zafer kazanmıştır” (Koloseliler 2:15). Rab, çarmıhtaki fedakârlığıyla şeytanı ve ordusunu yenmiştir. Bu yüzden ne umutsuzluğa düşmeli ne de gevşeyip tutkuların içimizde kök salmasına izin vermeliyiz.

  1. DUA VE ORUÇ

Rab öğrencilerine şöyle açıklar: Bu tür kötü ruhlar çok güçlüdür. Diğerlerinden daha güçlüdür ve yalnızca dua ve oruçla yenilebilir. İşte bizim yenilmez silahımız budur: dua ve oruç. Çünkü bu şekilde dua, içtenlik, iman ve ruhun ateşiyle yapılır. Oruç, duayı güçlendirir; insanı alçakgönüllü kılar ve hafifletir. Alışkanlıkları zayıflatır ve bedeni, ruha hizmet edecek hâle getirir. Böylece hem bedenimizle hem ruhumuzla Tanrı’ya yakarışta bulunuruz. Duamız yüreğimizden güzel kokulu bir tütsü gibi yükselir. Ve Rab, ne kadar büyük olursa olsun, bizi bütün sınanmalardan kurtarır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Cine tutsak bir çocuğun iyileştirilmesi