/ Pazar Vaazlarι / Tanrı’nın hastanesi

Tanrı’nın hastanesi

  1. HASTALARA SEVGİ

Koyun Kapısı’nın yanında bulunan ve Betsayda olarak isimlendirilen merhamet havuzu, hasta ve yatalak, felçli ve acı çeken insanların kalabalığını topluyordu. Çünkü orada birçok şifa mucizesi gerçekleşiyordu. Orası Tanrı’nın sevgisinin hastanesiydi. Zaman zaman gökten bir melek iner ve suyu dalgalandırırdı. Suya ilk giren kişi, hangi hastalığı olursa olsun şifa bulurdu.

 

Fakat İncil’deki felçlinin onu havuza ilk götürecek kimsesi yoktu. Otuz sekiz yıl boyunca yalnız yaşayan bu felçli kimse, çaresizlik içindeydi. Hiç kimsesi yoktu. Ama insanı kurtarmak için insan olan Tanrı, yaralı ve mutsuz, günahla sakatlanmış bu insanı ziyaret etti. Bu yüzden Rab Yeruşalim’e gittiğinde sarayları değil, felçlileri, körleri ve şifa havuzlarını ziyaret ederdi. İyi Samiriyeli gibi, şefkat dolu olarak, sadece Yeruşalim’de değil her yerde ve her zaman yolumuza çıkar. Yaralarımızı iyileştirmek, acı yatağımızda bizi bulmak, bizi teselli etmek, yükümüzü hafifletmek ve iyileştirmek için gelir.

 

Günümüzde de, hastanelerde, bakım merkezlerinde, huzurevlerinde, kliniklerde ve evlerde aynı çaresizliği ve yalnızlığı yaşayan ne kadar çok felçli birey var. Özellikle de onlara yardım edecek kimse olmadığında ne büyük acılar çekiyorlar. Ne kadar çok yakınma ve iç çekiş duyuluyor. Sayısız hasta, sayısız inilti… ve onları ziyaret etmek, yardım etmek, sevgi ve şefkat göstermek bizim en büyük sorumluluğumuzdur.

 

Aynı zamanda onların hastalığı, kendi sağlığımızın kıymetini anlamamıza ve bunun için her gün Tanrı’ya şükretmemize yardımcı olur. Sahip olduğumuz sağlık için ve maddi-manevi pek çok nimet için. Ayrıca kendi küçük sıkıntılarımız ve denemelerimiz karşısında teselli bulmamız gerekir. Bir gece uykusuz kaldığımızda ya da bir gün hasta olduğumuzda ne kadar çok şikâyet ederiz. Oysa yıllarca bir gün bile sağlıklı olamayan insanlar olduğunu düşünmeyiz. Birinin dediği gibi: “Bir gün ayakları olmayan birini görene kadar Tanrı’ya ayakkabım yok diye şikâyet ediyordum.”

 

       2.FELÇLİNİN ERDEMİ

Rab, havuzda yatan birçok hasta arasından uzun yıllardır felçli olanı, her seferinde melek suyu dalgalandırdığında sürünerek gitmeye çalışan ama yıllarca şifa bulamayan o adamı iyileştirmeyi seçti. Onu sabrı ve dayanıklılığı, aynı zamanda sahip olduğu erdemler için için seçti.

 

Bir düşünün, kimse ona yardım etmiyordu. Herkes kendi derdindeydi. Ona hiçbir merhamet gösterilmediği halde, felçli kimseyi suçlamıyor, kimseyi yargılamıyordu. İnsanların ilgisizliğine karşı sabır gösteriyordu. Yıllarca bekledi ama oradan ayrılmadı. Doğduğu güne lanet etmedi, Tanrı’ya küfretmedi. Rab ona soru sorduğunda da sert tepki vermedi. Başkası olsa, “İyileşmek isteyip istemediğimi mi soruyorsun? Benimle alay mı ediyorsun?” derdi. Ama felçli büyük bir yumuşaklık, iyilik ve itaat gösterdi. Rab da onu ödüllendirdi. Mucizeyi gerçekleştirdi ve onu tamamen iyileştirdi.

 

 

      3.RUHSAL MUCİZELER

Elbette hepimiz bu büyük mucizeye hayran kalırız. Ama bu mucizenin faydası neydi? Eski felçli birkaç yıl daha sağlıklı yaşadı ve sonra öldü. Ne kadar yaşadı? On mu, yirmi yıl mı? Yeryüzündeki hayat ne kadar sürer? Buhar gibi yok olur. Demek ki beden sağlığı bile aslında geçici bir nimettir.

 

Gerçekten değerli olan ruhun sağlığıdır. Rab, iyileştirdiği adama şöyle dediğinde bunu özellikle vurgular: “Bak iyileştin, artık günah işleme.” Bu nedenle Mesih’in bedenler üzerinde yaptığı mucizeler, aslında insanların ruhlarında gerçekleştirdiği çok daha büyük mucizelerin birer işaretiydi. Ruhun yeniden doğuşu, zihnin yenilenmesi ve kutsallaşmamız, bunlar sonsuzluğa uzanan çok daha büyük mucizelerdir.

 

Bu yüzden bizler de, ruhsal Betsayda’da Kutsal Vaftiz’in havuzunda ve Kutsal İtirafın arınma banyosunda temizlenmiş olanlar, Rab’bin şu sözünü yeniden duyalım: “Yatağını al ve yürü.” Ruhsal felcinden kalk. Yaşayacağın süre boyunca yürü, Rab’bin yolunda, dimdik ve sağlıklı yürüyerek O’nun isteğini yerine getir.

 

Ve şükranla, içimizde ve çevremizde iyileşmiş felçlinin sözlerini fısıldayalım: “Beni iyileştiren İsa’dır.” O beni kurtardı, O beni bağışladı, O beni özgür kıldı, O beni ruhsal felçten iyileştirdi. O’nu seviyorum, beni kendi Krallığı’nda karşılaması için O’nu bekliyorum.

Tanrı’nın hastanesi