Seninle yaşamak istiyorum (8. bölüm)
8.BÖLÜM: NEDEN GÜNLÜK BİR MANEVİ PROGRAM UYGULAMALIYIM?
Günlük bir manevi program, manevi hayatın en temel unsurlarından biridir. Ne yazık ki, günümüzde çoğu insan, özellikle de gençler, hayatlarında böyle bir program istememektedirler. Bugün bir gence günlük bir programa sahip olmasını, erken kalkmasını, erken yatmasını, kurallara ve sınırlara sahip olmasını nasıl söyleyebilirsiniz? Çevrelerindeki çoğu insan öğlen uyanır, gece geç saatlere kadar uyanık kalır ve kaotik bir şekilde, bir plan veya hedef olmadan yaşarken!
Hayatımızın Bir Programa İhtiyacı Var
Ancak, müminlerin günlük manevi hayatından bahseden Aziz Pederlerin metinlerini okursak, hepsi günlük bir programın bir unsuru olmadan manevi bir hayatın olamayacağını vurgular. Çünkü müminler her gün dünyaya, iblise ve kendilerine karşı zorlu bir mücadele verirler. Ve bu üç büyük düşman, bizi manevi olarak hazırlıksız buldukları için genellikle bizi yenmeyi başarır. Ve böylece düşeriz. Ve manevi hayat programına bağlı kaldığımızda, Allah’ın lütfuyla bu düşüşlerden kaçınabiliriz. Çünkü bu program bizi tetikte tutar ve düşmanın ani saldırılarından korur.
Doğa Bize Programı Öğretir.
Allah, biz insanların nasıl yaşamamız gerektiğini pratikte bize öğretmek için doğaya yasalar ve kurallar koymuştur. Çevremizdeki her şey bir programa göre işler. Hiçbir şey kaotik, rastgele işlemez. Örneğin yıldızların belirli hızları, zamanları ve yönleri olan hareketleri ve yörüngeleri vardır. Ve tüm bunlar elbette Allah’ın yasaları tarafından yönetilir.
Dahası, Allah zamanı günlere, haftalara, aylara, yıllara bölmüştür. Ve yıllık programa mevsimlerin değişimini koymuştur – kış, ilkbahar, yaz, sonbahar. Sadece hayatımızda çeşitlilik, değişim ve ritim olsun diye değil. Aynı zamanda her periyodiklikle bize bir şeyler öğretmek istediği için.
Gündüz ve Gece
Aziz Grigorios, özellikle gündüz ve gece hakkında, gündüz ve gecenin değişiminin rastgele bir olay olmadığını; Allah’ın gündüz ve geceyi tesadüfen yaratmadığını söyler. Gece olmasaydı bir düşünün, der. İnsan dinlenmeseydi, sessiz saatler olmasaydı… Tüm insan sistemi çökerdi. Ama Allah, hayvanların ve insanların dönüşümlü olarak yaşamasını sağladı. İnsanlar uyuduğunda hayvanlar uyanır, hayvanlar uyuduğunda insanlar uyanır.
Gece ile gündüz arasında bir sevgi ilişkisi vardır. Ve bu ilişki öyledir ki, Allah bize farklı yaşayamayacağımızı, Allah’ın belirlediği saatlerin programı dahilinde yaşayabileceğimizi gösterir. Ayrıca, insanın içinde biyolojik bir saat de işler. Bazı uyku saatleri daha dinlendirici, bazıları ise daha az dinlendiricidir.
Elbette, günümüzde bunu anlamıyoruz. Çünkü elektrikle geceyi gündüze çevirdik. Yüz yıl önce, elektrik olmadığında ve kışın öğleden sonra erken saatlerde hava karardığında, insanlar karanlıkta sokaklarda yürüyemezdi. Bugün, günlük hayatımızı altüst ettik. Teknolojik ilerleme hayatımızı iyileştirdi, ancak aynı zamanda bozdu.
Rab’bin Günlük Hayatı
Allah, yalnızca emirleriyle değil, aynı zamanda yeryüzünde bir insan olarak yaşama biçimiyle de bize yaşamlarımızda günlük bir programa sahip olmamızı öğretti. Çünkü Rabbimiz, bir insan olarak günlük bir programa sahipti. Allah’ın sınırlar ve kısıtlamalar koyduğunu söyleyebilir misiniz? Evet, bir insan olarak yaşamlarımıza girdi ve bir programı vardı. Öyleyse, Mesih’in günlük programında bir insan olarak nasıl yaşadığına bakalım.
Mesih saat kaçta uyanırdı? Genellikle “sabahın çok erken saatlerinde” uyanırdı. Şafaktan çok önce, hava hala karanlıkken. Ve çoğu zaman öğrenciler sabah uyandıklarında, O’nu kaldıkları evde bulamazlardı. Çünkü şafaktan önce kalkıp evden ayrılır, dua etmek için ıssız yerlere, çevredeki dağlara giderdi. Ama günün diğer saatlerinde ıssız yerlere çekilir ve dua ederdi. Hatta bazen bütün gece dua ederdi.
Mesih gün içinde başka neler yapardı? Saatlerce yürüdü, köy köy, şehir şehir dolaşıp insanlara hizmet ederdi. Öğretir ve iyileştirirdi. Allah’ın hükümranlığının müjdesini vaaz ederek ve her hastalığı iyileştirerek tüm şehirleri ve köyleri dolaşırdı. Hatta bazen öğretme ve mucizeler yaratma işine o kadar dalırdı ki, yemek bile yememeye kadar giderdi.
Büyük Vasilios bu konuda bize şöyle der: “Rab, bir insan olarak, erdem örneği olarak ve dindarca yaşamak isteyen tüm müminler için bir hayat programıyla dünyevi hayatınının örneğini bizlere bıraktı… Kendi hayatını, tüm müminler için mükemmel bir hayat bir örneği olarak ortaya koydu… böylece onlar, mümkün olduğunca onun yaşamını taklit edebilsinler.” Ve Aziz Peder sorar: “Öyleyse Mesihimiz nasıl yaşadı ve nasıl davrandı?… Bir köşede oturmadı, kendini fiziki olarak zorladı… Sürekli yürüdü ve aynı zamanda öğrencilerine hizmet etti… Kurtuluşumuz için saatlerce öğretti ve yorulmadan bir yerden bir yere seyahat etti.”
Havarilerin Günlük Hayatı
Rab, aziz öğrencilerine günlük hizmet ve yolculuk konusunda bir örnek bıraktı. Ama aynı zamanda onlar için de böyle bir program da belirledi. Havarilerin de bir hayat ve hizmet programı vardı. Bu nedenle Büyük Vasilios şöyle sorar: “Peki Havariler ne yaptı? Öğretmenlerini taklit etmediler mi? Sürekli çalışmaya boyun eğmediler mi? Çünkü Pavlos’a bakın: sürekli çalıştı, ısrarla seyahat etti, denizde yolculuk etti, tehlikelerle karşılaştı… tüm ayartmaların üstesinden canının gayreti ve bedeninin gücüyle geldi.” Bu nedenle Aziz Peder, sadıkları “Öğretmenin ve öğrencilerinin hayatlarını, onların manevi erdemlerini ve günlük uygulamalarını taklit etmeye” çağırır.
İlk Hristiyanların Günlük Hayatı
Aziz Havariler de bu deneyimi müminlere aktardılar. İlk Kilise’deki Hristiyanların günlük bir manevi programlarının yanı sıra ortak bir sofraları, ortak yemekleri ve günün belirli saatlerinde ortak duaları da vardı. Daha sonra, kutsal Havarilerin halefleri olan pederler, havarilerin geleneklerini korumuş ve bunları “Havarilerin Emirleri” kitabında kaydetmişlerdir. Bu kitapta, diğer öğütlerin yanı sıra, günlük bir manevi programa duyulan ihtiyacı vurgulayarak şöyle demişlerdir: “Her inanan sabah erkenden uykudan kalkmalı, işe başlamadan önce yıkanmalı ve dua etmelidir”. Evde günlük dua konusunda ise, müminlerden “günde üç vakit dua etmelerini” isterler. İnanlıların kilisede bulunması konusunda ise, “İlmihal günlerinde işinizi bırakın ve iman sözünü tercih edin” tavsiyesinde bulunurlar. Ayrıca, “Sözleriyle desteklenmek için her gün Azizlerin yüzlerini arayın” diye tavsiyede bulunurlar. Günlük kutsal kitap çalışması için şunu tavsiye ederler: “Mesih’in sözlerini hatırlayın ve onları sürekli inceleyin… Tarlada yürürken, evde otururken, yatağınıza yattığınızda ve kalktığınızda, gece gündüz Allah’ın Yasasını inceleyin.”
Katekümenlerin ve Müminlerin Günlük Hayatı
Aynı zamanda, Kilise yıllar boyunca sürekli olarak yeni müminleri kucaklarken, onları kateşizmle eğitmek ve Mesih’te hayata yönlendirmek zorunda kalırken, günlük manevi temel kurallarını da kitaplarda derlemiştir:
- a) İnancın temel gerçeklerini sistematik bir şekilde içeren “Vaftiz Kateşizmleri”, aynı zamanda kateşistlerin (episkoposlar, rahipler ve hatta ruhban olmayanlar) vaftiz edilmiş Hristiyan olmak isteyen kişilere aktarmaları gereken kilise deneyimlerini de içerir.
- b) İnancın daha derin hakikatlerini içeren ve müminleri vaftizlerinden sonra ve hayatları boyunca Kilisemizin Gizemlerine daha da fazla dahil eden “Mistik İnanç Kateşizmleri”.
Bu nedenle, inananların günlük yolu Allah’a ve ilahi hayata yönelik olmalıydı. Örneğin, Aziz Ioannis Hrisostomos, müminlerden kendilerini her gün dualarla ve ilahi kutsal yazıları inceleyerek mühürlemelerini ister. Böylece uyuşuk ve verimsiz kalmazlar. Ve şunu vurgular: Yaşamak için her gün nasıl yiyorsak, iman sözleriyle de her gün beslenmeliyiz.
Kendi Günlük Programımız
Şimdi, kendi günlük hayatımızda, kendi manevi saatimizde yardımcı olacak pratik ve özlü unsurlara bakalım.
Sabah Kalkış
Elbette erken kalkmalıyız. Aziz Paisios bu konuda şöyle der: “Sabah uykusu gençler için çok zararlıdır, çünkü kışkırtıcıdır… Gençlerin erken yatmaları iyidir, böylece iyi uyku saatlerinden faydalanabilirler.”
Sabah Duası
Sabahın erken saatlerinde, yataktan kalkar kalkmaz ve çeşitli işlerimize başlamadan önce yapmamız gereken ilk şey, Allah’ın huzuruna çıkıp günün geri kalanı için O’ndan lütuf ve bereket dilemektir. “Her sabah zihnimizin ve ruhumuzun ilk hareketlerini, ilk düşüncelerimizi ve arzularımızı Allah’a adamalıyız.” Bu, gün boyunca tüm ruh halimizi etkiler.
Günlük Çalışma
Kutsal Yazılar’ı günlük olarak incelemek, istikrarlı bir manevi hayata sahip olmamıza yardımcı olacaktır. Bu nedenle, her gün Kutsal Yazılar’dan bir bölüm veya hatta bir sayfa okuyalım. Bu çalışma, her günümüze anlam katacak ve bizi Allah’ın Lütfu ile dolduracaktır.
Günlük Yiyecek
Büyük Vasilios günlük yiyecek hakkında şöyle der:
Günlük mücadelenizde başarılı olmak istiyorsanız, yiyeceklerde bir ölçüye sahip olmalısınız. Ve şöyle açıklar: Size bir ölçü koymayacağım, çünkü herkes aynı değildir. Yaş, meslek, vücut alışkanlıklarının her birisi bunu belirlemekte bir rol oynar. Ne zaman yediğiniz, ne yediğiniz günlük programınızda önemlidir.
Günlük Kıyafetler
Büyük Vasilios bize kıyafetler hakkında şunları söyler: Tıpkı askerlerin anlaşılabilmesi için özel bir üniforması olduğu gibi, senatörlerin anlaşılabilmesi için özel nişanları olduğu gibi, Hristiyanlar da aynı kıyafetleri giymeyebilir, ancak kıyafetlerinden Hristiyan olduklarını anlamalısınız.
Bugün hastanedeki bir doktoru tanırsınız. Ona uygun bir üniforması vardır. Bir sporcuyu üniformasından anlarsınız. Kutsal Baba, Hristiyanın da bir “üniforması” olduğunu söyler. Bu üniformanın tüm Hristiyanlar için aynı olmadığını açıklar. Ancak belirli bir “havarisel adabı”, yani belirli bir niteliği vardır.
Yemek Masası ve Dua
Günümüz evlerinde tüm ailenin her gün, öğle ve akşam birlikte yemek yemesi kolay değildir. Çünkü okullarda ve kreşlerde çocukların programları farklıdır. Ancak aile, en azından bazen, en azından cumartesi akşamları ve pazarları birlikte yemek yiyebildiğinde, bu büyük bir nimettir.
Ailede Günlük Hayat
Modern hayat tarzı ve sayısız zorunluluklarımız, evde birbirimizle iletişim kurmamıza izin vermez. Bazen bilgisayar, cep telefonu, internet, televizyon karşısında kayboluyoruz ve kendimizi onlardan ayıramayız. Bu nedenle, her gün birbirimizle iletişim kurmak, faydalı bir sohbet etmek için zaman ayırmalıyız.
Boş Zaman
Boş zamanlarımızı bizi zihnen yoran aktivitelere harcamamalıyız. Bu nedenle, kendimiz veya çocuklarımız için faydalı aktiviteler seçmeliyiz; örneğin spor aktiviteleri, din dersleri, korolar, Bizans veya Avrupa müziği öğrenmek, müzik aletleri öğrenmek, ikonografi okulları vb.
Akşam Yemeyi Sofrası
Ortak akşam yemeyi sofrası, aile uyumuna çok yardımcı olur. Mümkün olduğunda, anne babalar ve çocuklar olarak hep birlikte oturalım, birlikte yemek yiyelim, haberlerimizi paylaşalım, faydalı bir şeyler söyleyelim, gülelim, mutlu olalım.
Akşam Muhasebesi
Aziz Peder Dorotheos şöyle der: Mümin, her akşam bütün günü nasıl geçirdiğini ve her sabah da geceyi nasıl geçirdiğini sorgulamalıdır. Aziz Yuhanna Klimakos da benzer bir şey söyler: İyi tüccar, her akşam günün kârını veya zararını ölçer. Ve zaman zaman not tutmazsa bu konuda doğru bir bilgiye sahip olamaz. Her akşam hesap yapmamızı tavsiye eder. Yani, her akşam geçen günü incelememizi ve yolumuzu düzeltmemizi.
Akşam Duası – Akşam Yemeğinden Sonra Okunan Dua
Her gece duamızı, akşam yemeğinden sonra okunan duaları okumak çok faydalıdır. Çocuklarımız henüz küçükken, eğer yapabiliyorsak, hep birlikte, tüm aile olarak okuyalım, -ki çocuklar da ellerinden geldiğince takip etsinler. Çünkü bu şekilde her gece birlikte dua etmeyi öğrenirler ve bu, hayatları boyunca canlarına kazınır.
Her gece, gün boyunca bize verdiği her şey için Allah’a şükretmeli ve tüm hatalarımız için O’ndan merhamet dilemeliyiz. Eğer bir akşam, akşam duasının tamamını okuyamazsak, başlayalım ve elimizden geldiğince çok okuyalım. Akşam duası diğer tüm dualardan daha çok duyulur çünkü bu, gürültülerin dindiği ve iblisin bizimle en çok savaştığı, semanın daha çok açıldığı ve Allah’ın çabayla edilen duaları daha çok duyduğu zamandır.
Geceleyin Allah’ı Anmak
Birçok aziz, akşam dualarımızın uykudayken bile içimizden geçebileceğini söyler. Ve düşüncelerimiz sessizken, uyurken bilinçsizce dua edebiliriz: “Rab İsa Mesih, bana merhamet eyle.”
Programın Dışına Çıkmak
Bazen, özel nedenler ortaya çıktığında, programımızı değiştirmemiz gerekebilir. Ancak, bunun her gün yaşandığını ve manevi programımızın bazı kurallarına sürekli olarak uyamadığımızı görüyorsak, bunları kendimiz değiştirmemeli, bunun yerine manevi pederlerimizden doğaçlama yapmadan uyabilmemiz için daha hafif bir program belirlemesini istemeliyiz.
Zorlamasız Program
Çoğu zaman sıkı bir günlük programın bizi bunaltabileceğini, strese sokabileceğini düşünürüz. Peki katı bir program bizi biçimciliğe veya psikolojik zorlamaya sürükleyebilir mi?
Evet, baskıcı ve özgürce uymadığımızda, program bizi zihnen mahvedebilir. Birincisi, çünkü herkes katı bir programı uygulama konusunda eşit derecede yetenekli değildir. İkincisi, öncelikle programa neden ihtiyaç duyduğumuzu anlamamız gerekir. Neden sabah uyanmak zorundayım? Neden her gün İncil okumak zorundayım? Bunu anlarsak ve manevi deneyimleri seversek, onları asla kaybetmek istemeyiz. Ve… Bunları günlük olarak, doğrudan, zorlama olmadan yaşamayı arzuluyoruz.


