/ Pazarın Sesi / Kardeşin sırrı

Kardeşin sırrı

Ete Veda pazarı yortusu için okunan İncil pasajı, son yargı olayını (Kıyamet Günü) en iyi şekilde yansıtan pasajdır. Ancak bize ölüm, mahkumiyet veya kurtuluş hakkında değil, yaşam hakkında önemli bir şey anlatır. Tanrı, ne günahkarları ne de adil olanları fikirleri veya ibadet alışkanlıklarıyla sorgulamaz ama Rab için önemli olan şey  onların insanlık düzeyleridir: “Çünkü acıkmıştım, bana yiyecek verdiniz; susamıştım, bana içecek verdiniz; yabancıydım, beni içeri aldınız. Çıplaktım, beni giydirdiniz; hastaydım, benimle ilgilendiniz; zindandaydım, yanıma geldiniz” (Matta 25:35-36). Yargı günü benzetmesi, kardeşlerimizle olan ilişkilerimizi göz önünde bulundurarak ve nasıl yaşadığımızı hesaba katarak açıkça ona göre yargılanacağımızı bize bildirir.

 

Komşu kimdir?

Matta İncili’nden alıntı yapılan bu pasajda “komşu” olarak bilinen Yeni Antlaşma’nın sosyal grubu tanımlanır. Kilisede bu kavramın sınırları ve engelleri yoktur. Her insan komşudur. Bu kavram Mesih’teki genel kardeşlik duygusunu ifade eder. Komşumuza baktığımız zaman özünde Mesih’i görürüz. Komşumuzu sevdiğimizde Mesih’i seviyoruz, çünkü her insan O’nun imgesidir. Kilisede komşumuz, kendi sınırlarımızdan çıkmamıza aracılık ederek sevgiyle hareket etmemize ve içimizdeki cehennem korkusunu aşmamıza yardımcı olarak cennet topluluğunun bir parçası olmamıza vesile olur. Hristiyan, başka bir insanın kişiliğinde kötülüğü ve şeytanı değil, komşusunun kişiliğinde ve özellikle “en küçük kardeşin” kişiliğinde gerçek hayatı, Mesih’i ve Dirilişi görür.

 

Sevgi

Bildiğimiz anlamda sınırlarının dışına çıkan komşuluk, bir başka ifadeyle Hristiyan sevgisinin kavramı da saklıdır. Komşumuzu bir görev gereği sevmeyiz. Sevgi, Hristiyanlığın nefesidir, varoluşunun doğal yoludur. Sevgi, Tanrı’yı gerçekten tanımanın gerçek bilgisini verir, ruhun gücüdür, Tanrı’yı bilmenin asıl gücüdür. Sevgi Tanrı’dan gelir “çünkü Tanrı sevgidir” (1. Yuhanna 4:8). Tanrının sınırı yoktur, bu yüzden sevgi sonsuzdur ve ölçü bilmez. Sevgi, tüm yasanın yerine getirilmesidir.

 

Günümüzde sevgi

Bugün yaşanan yabancılaşma, yaşamın tüm biçimlerinde gerçekleşen, gelecek dünyanın göstergesidir. Aynı zamanda yarının insanının kimliğini ortaya çıkarır. Bugünden bile Tanrısız, sevgisiz bir öz bilinç yaratan insan  her türlü cemaat hayatı kavramına ve bireylerin paydaşlığına karşıdır. Tek çıkış, Mesih’in Kilisesi’nin yaşamı ve eylemi, yani, Kilise Sakramentlerinden beslenerek yaşamaktır. Çünkü Ortodoks Kilisesi’nde yaşamımız ibadetin bir uzantısıdır. Bu “ibadetin sonrası ibadet”tir. Eğer yaşamımız doğrudan ve organik olarak ibadetle bağlantılı değilse, yani, şükran ve övgü olmaksızın, yaşamımız Ortodoks yaşamı olarak ifade edilemez. O zaman toplumsal yaşamımızın da sadece dışsal bir uyumluluk, tipik ve anlamsız bir şey olduğu ortaya çıkar, “kıyamet ve lanetle sonuçlanır, kurtuluşla değil.”

Bir antik Kilise metninde şu ifadeyi okuyoruz: “Bir ruhu (bir insanı) bulunduğu durumdan kurtaran, yoksulluk ve acılardan, zorluk ve sıkıntılardan kurtaran kişi kendine büyük bir sevinç hazırlar. Aksine, bir insanın zor durumunu gören ve onu bu durumdan kurtarmayan kişi, büyük bir günah işler ve kendi yok oluşunun sebebi olur. Bu tavırdan kaçınmamız veya ertelememiz, yani kardeşlerimize iyilik yapmamak, Krallık’tan dışarıda kalmamıza neden olur.”

Tanrı’nın Lütfu zihinlerimizi “Tanrı sevgisiyle” ele geçirsin, Kutsal Ruh bize gerçek sevgiyi bağışlasın ve öğretsin.

 

Φ. . Rab’bin Sesi (Foni Kiriou) 10 numaralı broşüründen alıntılanarak tercüme edilmiştir. 10  Mart 2024

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kardeşin sırrı