Neden Ortodoks Hristiyan Olarak Vaftiz Oluyorum?
Hepimiz bir vaftiz törenine katılmışızdır. Ancak gerçekten bu törene iştirak etmiş miyiz? Vaftiz Gizemi’nde gerçekleşenler sadece bir tören, bir gelenek ya da sembolik birtakım hareketler değildir. Bunlar, insanın Tanrı’nın ailesine girebilmesi için gerekli adımlardır.
- Adım: Kateşizm (İman Eğitimi)
Bu bölüm kilisenin giriş kısmında, nartekste gerçekleşir. Vaftiz olacak kişi özgür iradesiyle üç kez Şeytan’dan vazgeçtiğini ve Mesih’e bağlandığını ilan eder; ardından bunu gerçekten yaptığını üç kez daha ikrar eder.
- Adım: İman İkrarı (İman Sembolü)
İman İkrarı sadece bir metnin okunması değildir. Bu metin, Kilise’nin iman esaslarının özüdür. Vaftiz olacak kişi, bu öğretileri bildiğini ve onları sarsılmaz gerçekler olarak kabul ettiğini ilan eder.
- Adım: Kutsanmış suya üç kez dalış
Vaftiz havuzundaki kutsanmış suya üç kez dalmak, eski insanın üç kez mezara gömülmesi ve yeni insanın üç kez dirilişi anlamına gelir. Artık o kişi Tanrı’nın ailesinin bir üyesi olur.
Vaftiz sırasında okunan Kutsal Kitap bölümleri de bu gerçekleri vurgular. Matta İncili’nden okunan bölümde (Matta 28:16-20), Rab öğrencilerini bütün uluslara göndererek şöyle buyurur:
“Gidin, bütün ulusları öğrencilerim yapın; onları Baba, Oğul ve Kutsal Ruh’un adıyla vaftiz edin.”
Havari Pavlus’un Romalılara Mektubu’ndan okunan bölümde ise (Romalılar 6:3-11), vaftiz aracılığıyla Rab’bin ölümüne ve dirilişine ortak olduğumuz belirtilir:
“Böylece vaftiz yoluyla O’nun ölümüne gömüldük; öyle ki, Mesih Baba’nın yüceliğiyle ölümden dirildiği gibi biz de yeni bir yaşam sürelim.”
Her vaftiz büyük bir bayramdır. Bu, yeni aydınlanan kişinin, ailesinin ve yeni bir ruhu bağrına basan bütün Kilise’nin bayramıdır. Bu nedenle vaftiz havuzunun etrafında üç kez dönülür ve ilahiler söylenir.
Kutsal Babalar vaftizi “kapı” olarak adlandırırlar; yani insanın bir yaşamdan başka bir yaşama geçtiği bir kapı. Bu yeni yaşam, dünyadaki hayatımızı sonsuzluğun nimetleriyle zenginleştirir.
İnsan vaftiz edildiğinde, ruhu ve bedeni Kutsal Ruh’un gücüyle dolup taşar. Artık yalnızca Adem’in ölümlü ve zayıf soyundan biri değildir; Tanrı’nın oğlu ya da kızı olur, ölümsüz ve yüceltilmiş bir insan haline gelir. Topraktan yaratılmış olmasına rağmen aynı zamanda göksel olur.
Bu nasıl gerçekleşir?
İnsan görür, işitir, hareket eder ve bu dünyanın kuralları içinde yaşar; fakat aynı zamanda Tanrı’nın Egemenliği’nin yasalarına göre de yürür. Artık sıradan bir insan değildir; Hristiyandır. Hristiyan olarak karanlıktan ışığa, ölümden yaşama ve dünyadan göksel yaşama geçmiştir.
Bütün bunlar nasıl olmaktadır?
Bunların gerçekleştiği kesin olduğu kadar, insan aklıyla tam olarak açıklanamayacağı da kesindir. Bu nedenle vaftizde insan duyularıyla algılanabilen birçok görünür unsur bulunmaktadır. Tanrı, görünmez, maddesiz ve kavranamaz olan gerçekleri görünür ve maddi işaretlerle birleştirmiştir.
Eski insanın mezarı ve yeni insanın rahmi olan vaftiz havuzu; üzerimizi örten su; yeni aydınlanan kişinin giydiği beyaz giysiler; imanın ışığını gösteren yanan mum; hem yükümüz hem de desteğimiz olan haç; Tanrı’nın merhametinin üzerimize yapışmasını simgeleyen yağ; bizi Tanrı’nın ailesinin üyeleri olarak mühürleyen kutsal mür… Bütün bunlar görünür olanı, ruhsal ve göksel gerçeklerin temeli hâline getirir.
Çünkü Kilise’nin Gizemleri açıklanmaz; insana vahyedilir.
Hristiyan bundan sonrasını yaşayarak öğrenir. Vaftizde gerçekleşenleri tam olarak tarif etmek ve açıklamak mümkün değildir. İnsan sözleri ve ölçüleriyle göksel gerçekler nasıl anlatılabilir?
Aziz Yuhanna Hrisostomos şöyle der:
“Vaftizde bütün iyiliklerin toplamı bulunmaktadır.”
İnsanın elde edebileceği bütün iyilikler ve Tanrı’nın verebileceği bütün armağanlar köklerini vaftizden alır. Günahların bağışlanması, kutsanma, Kutsal Ruh’un armağanı ve Tanrı’nın evlatlığı bunların başında gelir. Vaftiz günahları siler ve insanı sonsuz yaşama hazırlar. Hristiyan daha bu dünyada iken Kutsal Ruh’un armağanlarıyla bu sonsuz yaşamın tadını almaya başlar.
Vaftiz sayesinde Hristiyan sayılırız. Aksi hâlde sadece bir öğretiyi dinleyen ya da bir dinin taraftarı olarak kalırız. Oysa imanımız yalnızca bildiğimiz şey değildir; yaşadığımız şeydir.
Bizler için her vaftiz aynı zamanda bir hatırlatmadır. Yeni aydınlanan kişiyi beyaz giysiler içinde melek gibi görürken, kendi vaftiz günümüzde ruhumuzun sahip olduğu temizliği hatırlamaya çağrılırız. Bu temizliği yeniden özlemeli ve günahlarla kirlenmiş ruhumuzu arındırmak için mücadele etmeliyiz.
Çünkü vaftizle yolculuk sona ermez; tam tersine başlar. Hepimizin duası, bu yolculuğun hiç sona ermemesi ve bizi göklerde Rab’bin yanına ulaştırmasıdır.


