/ Azizlerimizin hayat hikayeleri / 23 Mayıs Synnada Episkoposu İkrarcı Aziz Mikail

23 Mayıs Synnada Episkoposu İkrarcı Aziz Mikail

23 Mayıs Synnada Piskopusu itirafçı aziz Mihail

 

Mübarek Pederimiz Aziz Mikail, Küçük Asya’nın Frigya bölgesinde yer alan Synnada şehrindendi. Daha çocukluğunda Allah’a adanmıştı ve kemal sahibi bir hayat sürerek kendini paklaştırdı. Tahsilini ilerletmek üzere İstanbul’a gitti ve orada, gelecekte Nikeomedia Episkoposu olacak olan Aziz Theophylaktos (yâd günü: 8 Mart) ile tanıştı. Her ikisi de keşiş olmayı arzuladıklarından, İstanbul Patriği Aziz Tarasios onları Karadeniz yakınlarında bulunan bir manastıra gönderdi.

Orada bu iki keşiş, duaya ve çileci yaşama adanmış bir hayat sürdüler. Allah da onları mucizeler yaratma armağanıyla yüceltti. Bir hasat mevsiminde, halkın susuzluktan tükenmek üzere olduğu bir vakitte, keşişlerin duasıyla boş bir metal kap su ile doldu. Gösterdikleri yüksek fazilet sebebiyle, Aziz Tarasios sonrasında onları önce rahipliğe, ardından episkoposluğa atadı: Theophylaktos Nikeomedia Episkoposu, Mikail ise memleketi Synnada’nın Episkoposu oldu (784).

Episkopos Mikail, 787 yılında İznik’te toplanan Yedinci Ekümenik Konsil’e katıldı ve mukaddes ikonaların tazimini cesurca savundu. Mübarek hayatı ve hikmeti sayesinde inananların sevgisini kazandı ve İmparator I. Nikephoros Phokas (802-811) ile I. Mikail Rangabe’nin (811-813) dikkatini çekti. İmparator Nikephoros’un talebi üzerine, 803 (ve daha sonra 807) yıllarında Frank Kralı Charlemagne’ın Saale Nehri üzerindeki Salz Sarayı’na gönderilerek Bizans adına diplomatik görevlerde bulundu; 806 yılında da Abbasi ordularının saldırısını önlemek amacıyla Halife Harun Reşid ile barış görüşmeleri yapmak üzere elçi olarak gönderildi. Patri Tarasios, 811 yılında Papalıkla altmış yıldır süren ayrılığı sona erdirmek üzere, Episkopos Mikail’i Papa III. Leo’ya konsil ile ilgili bir mektup götürmekle görevlendirdi.

İkonoklast sapkın İmparator V. Leon’un (813-820) döneminde, Episkopos Mikail Ortodoks imanını cesaretle savundu; sapkınlara karşı çıktı ve onların yanlışlarını açıkça dile getirdi. Leon, Aziz Mikail’i yargı önüne çıkardı. Aziz, işkenceden korkmaksızın şöyle cevap verdi: “Rabbimiz, Allah’ımız ve Kurtarıcımız İsa Mesih’in ve ilahi annesi Validetullah’ın pirüpak ikonalarını huşu ile tazim ederim; sizin bu kararınızı ve tanımınızı ise tükürüp hiçe sayarım.” Bunun üzerine episkoposluk tahtından indirildi ve sürgüne gönderildi. Bir yerden başka bir yere sürülerek birçok sıkıntı ve acı içinde kalan Aziz Mikail, 818 yılında Eudokiada’da sürgünde vefat etti. Mübarek ayakları Aynaroz’daki İviron Manastırı’nda, mübarek başı ise Büyük Lavra Manastırı’nda muhafaza edilmektedir.

Aziz Mikail, tarım ürünlerinin haşerelerden korunması için şefaatçi olarak çağrılır. 1628 yılında, Kıbrıs adasında çekirgeler yedi yıl boyunca öyle bir felakete yol açtı ki kıtlık baş gösterdi. Bunun üzerine Başepiskopos Mattheos Kigala, Aziz Mikail’in başının Aynaroz’dan getirilmesini talep etti. Ancak manastır âdeti gereği mübarek emanetlerin dışarı çıkarılmasına izin verilmedi. Bunun üzerine Osmanlı Sultanı, başın getirilmesi için ferman gönderdi. Aziz’in başı adada alayla dolaştırıldı ve takdis edilmiş su serpilince çekirgeler derhal denize sürülerek boğuldu. Bu mucizeye şahit olan Kıbrıslılar, hem Hristiyan hem Müslüman olanlar,  Aziz’in başı manastıra iade edildiğinde Büyük Lavra Manastırı’na şükran olarak 5000 kuruş bağışta bulundu. Ayrıca, 1645 yılında Antakya Patriği Makarios, çekirgeleri denize sürmek için Aziz Mikail’in sağ elini kullandığını da kaydetmiştir.

https://www.johnsanidopoulos.com/2018/05/saint-michael-confessor-bishop-of.html

 

23 Mayıs Synnada Piskopusu itirafçı aziz Mihail