/ Kilise / Hangi ilah Allahımız kadar uludur?

Hangi ilah Allahımız kadar uludur?

Her sene, büyük oruç zamanının ilk Pazar günü, Ortodoks Kilisesi, ikona kırıcılık sapkınlığının mağlup olmasını ve ikonalara iade-i itibar yapılıp kiliseye yeniden kazandırılmasını yani ortodoksluğun zaferini kutlamaktadır. Buna istinaden, Ortodoks inancının tek hak inanç olarak ilan edildiği yedinci ekümenik konsil bildirgesini okumakta, bu inancı savunanların hatıralarının ebedi olmasını haykırmakta ve karşısında olan herkesi ise reddetmektedir. Bugün Ortodoksluğun Zaferinin günüdür. Bugün bizler, batıl olanı reddederek gerçek imanı tanımlarız. Bugün Kutsal ikonaların sanrılara ve helenizme(putperestliğe) karşı kazandığı zaferi yüceltiriz.

O, Kendisine şöyle haykıranların sesini de görmezden gelmez: “Hatırla, ya Rab, birçok ulus içerisinde kullarının katlandıkları zorlukları, düşmanların yönelttikleri suçlamaları, ya Rab, onlar bu suçlamalarla kınandılar.” Mesih’in ödülü, O’nun ölümüyle satın alınanlar ve O’na iman edenleredir. Hem sözün vaaz edilmesiyle, hem de ikonalarda tasvir edilmesi sayesinde kurtarılanlar, O’nun ilahi planının büyük işleyişini, haçı, çilelerini, haçtan önceki ve sonraki tüm mucizelerini bilirler. O’nun çilelerinin benzeri havarilere, onlardan şehitlere, onlardan ikrarcılara ve münzevilere geçer. Rab’bin düşmanlarının yönelttikleri bu suçlamalar, Allah tarafından hatırlanır. Şefkatli ve de validesinin aracılığına daima kulak veren Allah’ın, ikonalardaki kutsal tasvirine yapılan saygısızlık aynı zamanda havarilerinin ve öğrencilerinin kutsal tasvirlerine karşı da yapılmıştır, böylelikle, azizler bedenen Mesih’in acılarına paydaş oldukları gibi, kutsal ikonalara yönelik hakaretlere de O’nunla birlikte katlanmış oldular. Kutsal ikonaların reddedildiği ve itibarsızlaştırıldığı uzun yıllardan sonra, hakiki öğreti yeniden tesis edildi. İkonalara hürmet etmenin istikrarı ve hepimize ferahlık getiren bu getiren bayram tesis edildi. İkonalarda Efendimiz’in bizim için çektiği acıları (Haça gerilişini, mezara konuşunu, öldürülmesini ve ölüler dünyasını yıkışını), şehitlerin mücadelelerini, çürümezlik tacını giyişlerini ve kurtuluşu görmekteyiz. Bugün kutladığımız bu bayram vasıtasıyla birlikte sevinir, dualarla ve yakarışlarla hamdeder, mezmurlar ve ilahilerle haykırırız.

Hangi ilah Allahımız kadar uludur?

Sen, yüceliğini hor görenleri alçalttın ve tasvirlerine karşı küstah ve kibirli davrananları hakir ve zavallı hale getirdin.

Allahımız Rabbin düşmanlara karşı kazandığı zafere şükran duymak yaraşır. İkona kırıcılara karşı duran ve direnenlere gelince, onları daha kapsamlı yazılmış bir başka söylem ilan etmiştir. Şimdilik, çöl ziyaretinden sonra bir nevi istirahat gibi, ilmi Kudüs’e ulaşma yolculuğundaki Musa misali ve tabii sadece onu taklit etmek için değil, aynı zamanda İlahi Emre itaat etmek için de, kararları büyük taştan yapılmış bir sütun üzerine yazmayı doğru ve farz saydılar. Musa’nın yaptığı gibi kararlara itaat edenlere yönelik kutsamalar ve aynı zamanda sapkınların kendilerini maruz bıraktıkları lanetleri bildirmektelerdir.

Allah kelamının beden alarak gelişini sözle, ağızla, yürekle ve akılla, hem yazı hem de ilahi tasvirlerle itiraf edenlerin,

Hatıraları Ebedi Olsun

Mesih’te iki doğaya sahip tek şahsiyeti kabul edenlerin; hem yaratılmış hem de yaratılmamış olanı, görünür ve görünmezi, dokunulabilir ve dokunulmaz olanı, sınırlandırılabilir ve sınırlanamaz olanı tek şahsiyete atfedenlere; ve sonra bir yandan İlahi öze yaratılmamış oluşuna, diğer yandan insan doğasının sınırlamaya eşlik eden diğer niteliklere sahip olduğunu söz ve tasvirlerle kabul edenlerin,

Hatıraları Ebedi Olsun

İman eden ve vaaz edenlerin, yani doktrinleri yazılarla ve eylemlerle ilan edenlerin ve bunları tek bir bildiride birleştiren, yani hakikati söz ve ikonalarla tasdik eden kişilerin,

Hatıraları Ebedi Olsun

İlahi kelamın aktarımı suretiyle dudaklarını ve onları dinleyenleri kutsallaştıran; ve de kelamın tasvirine bakanların gözlerinin de benzer şekilde kutsal kılındığını bilen ve vaaz edenlerin ve böylelikle zihinleri de Allah’ın mabedi, kutsal kap ve tapınaktaki diğer kutsal eşyalar misali ilahi hikmete yükseltilenlerin

Hatıraları Ebedi Olsun

Allahdoğuran’ı yani Ziyadesiyle Azize Bakire Meryem’i önceden tasvir edip haberdar olan, Musa’nın asasını ve taş tabletleri, tapınaktaki ahit sandığını ve şamdanı, kutsal masayı ve buhurdanlığı idrak edenlerin ve de bu şeylerin onu önceden kendisinden haber verdiklerini ancak kendisinin bu şeyler olmadığını; çünkü onun bir bakire olarak doğmuş ve Allah’ı ​​doğurduktan sonra da bakire olarak kalmış olduğunu, bu nedenle de nesnelerle tasvir edilmek yerine, ikonalarda bakire olarak tasvir edilmesini idrak edenlerin,

Hatıraları Ebedi Olsun

Peygamberler zümresinin görüp bildirmiş olduklarına ve ilahi olanın onların aldıkları vahiylerde surete büründüğünü bilen, kabul eden ve iman edenlerin, saygıdeğer ikonalara sıkı sıkıya sarılanların, havarilerden atalara kadar uzanan hem yazılı hem de sözlü olan geleneğe sıkı sıkıya bağlı kalanların ve bu amaçla kutsalları ikonalarda tasvir edip onurlandıranların,

Hatıraları Ebedi Olsun

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Hangi ilah Allahımız kadar uludur?