Neden Her Pazar Kiliseye Gidiyoruz?
Her Pazar ve her İlahi Litürji’de Rab ile buluşma imkânına sahip oluruz. Allah’ın zamanına girer, Rab’bin yeryüzündeki kurtarıcı adımlarını takip ederiz.
- Kutsal Prothesis’te (Hazırlık Masasında) Beytlehem’i ve yemlikte doğan Rab’bi görürüz.
- Küçük Giriş sırasında bize Müjde’yi (İncil’i) vermek için gelen Mesih ile buluşuruz.
- Büyük Giriş sırasında O’nu Çilesine (Istırabına) doğru giden yolda takip ederiz.
- Kutsal Sunak’ta Golgota’yı seyreder ve Çarmıha Geriliş’e iştirak ederiz.
- Kandilden Diriliş’in nurunu alırız.
- Kutsal Ruh’un mucizevî varlığıyla, bizim mütevazı armağanlarımız olan ekmek ve şarap, Rab’bin Bedeni ve Kanı hâline gelir.
- Kutsal Komünyon (Rab’bin Sofrası) ile ise Rab’bin kendisini içimize alırız.
Hangi çağda yaşamış olursak olalım, dünyanın neresinde bulunursak bulunalım, Tanrı-İnsan olan Mesih’in huzurunu yaşama fırsatına sahibiz. İlahi Litürji aracılığıyla O’nunla buluşabilir, öğrencileri olabilir, sözünü dinleyebilir, Diriliş’i yaşayabilir ve ebediyeti tadabiliriz.
Rab, kutsal sırlar içinde bedenen aramıza gelir ve bizi, Beytlehem’deki yemlikten boş mezara kadar kendi hayatına ortak eder.
İlahi Litürji’nin doruk noktası Kutsal Komünyon’dur. Bu nedenle Pazar günü yalnızca özel bir gün değildir; aynı zamanda ruhsal gıdamızı aldığımız gündür. Bu günün lütfu bütün haftayı sulayıp bereketlendirir ki diğer günleri de Pazar ruhuyla yaşayabilelim.
Her seferinde kollarımızı açıp Pazar gününün armağanını kabul ettiğimizde, Allah ile olan ilişkimizde bir basamak daha yükseliriz. Eğer Pazar’ın armağanlarını hafta boyunca ruhumuzda korumaya çalışırsak, diğer günlerde geriye düşmeyiz. Böylece sürekli olarak O’na yaklaşırız.
İlk bakışta Allah bizden ibadetine adanmış bir gün istiyormuş gibi görünür. Oysa gerçekte bu günü bize Kendisiyle birleşmemiz için vermektedir. Bu, O’nun kutsadığı ve bereketlediği bir gündür. İşte bu yüzden Hristiyanlar her Pazar Kiliseye giderler.
Bu kadar paha biçilmez bir armağanı elde etmek için, bizden küçük bir fedakârlık gerekse bile, buna değmez mi?
(Prof. Stergios Sakkos’un “Pazar, Diriliş Günü” adlı eserinden uyarlanmıştır.)


